DEHB günümüzün popüler hastalığı falan değildir. Yıllardır üzerinde çalışılan ve bilimsel verilere dayanan çocukluk döneminde tanılanan psikiyatrik bir bozukluktur. Bunu özellikle vurguluyorum çünkü, bir çok platformda bu bozukluğun uydurulduğu ve çocuklara gereksiz yere ilaç başlandığı yönünde bilim dışı bilgilendirmeler bir çok çocuğun hayatını olumsuz etkilemektedir. DEHB aslında bebeklik döneminden itibaren kendisini gösteren bir bozukluktur. Fakat bu dönemlerde çocuktan beklenen bir eğitim süreci ile ilgili beklenti olmadığından genelde yaramaz, şımarık çocuk diye durum geçiştirilmektedir.

DEBH gebelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerin de etkili olduğu ve en önemlisi genetik yatkınlığın sorumlu tutulduğu bir bozukluktur. İyi bir öykü tanı koyma sürecinde çok önemlidir. Anne karnında hareketi olan bebekler, zor veya erken doğumlar, düşük doğum ağırlığı, doğum sonrası uzamış sarılık, anne sütü reddi veya kısa süre alınması gibi birçok durum etken olarak kabul edilebilir. Bu her bu şekilde doğan çocukta DEHB olacağı anlamına da gelmez. Genel olarak öyküde gebelik, doğum ve doğum sonrası gelişim süreçleri ayrıntılı incelenmelidir. Alınan öykülerde anne karnında hareketli, gazlı, uyku sıkıntısı olan, beslenmeye dirençli ve sakinleştirilmesi zor bebekler olduğu yönünde bilgiler yoğunluktadır.

DEHB erken çocukluk döneminde genel olarak şu belirtiler ile karşımıza çıkmaktadır:

  1. Yaşıtlarına göre az uyumaları, uykuda hareketli olmaları, uyanma sonrası huzursuz olmaları,
  2. Beslenmede dirençli, gıda geçişlerinde uyumsuz olmaları,
  3. Anne emzirirken sıcak, temaslı ilişki kurmada zorlanma,
  4. 1-3 yaş aralığında keşfetme sürecinde nesneleri takip etme, oyuncaklar ile etkin oynamada sorunlar,
  5. Yaşıtlarıyla etkileşimde ortak dikkat gerektiren şeylerde uyumsuzluklar,
  6. Sosyalleşme sürecinde sınırlı ortamlarda kontrolsüz davranışlar,
  7. Hızlı hareket ettiği için düşmeler, çarpmalar,
  8. Verilen yönergeleri takip edemediği için anlama ve kavramada zorlanmalar,
  9. Genel olarak dinlemiyormuş gibi görünme,
  10. Diğer çocuklara göre farklı korkular geliştirme ve bunların uzun süre devam etmesi,
  11. İstekleri konusunda aşırı ısrarcı olma ve ikna edilememe,
  12. Huzursuzluk, ağlamalar,
  13. Yeni bir görevi öğrenme ve adapte olmada zorlanma,
  14. Dağınık olma,
  15. Söz dinlememe, kurallara uymada belirgin zorlanma gibi.

Evet çocuğumuzda buna benze belirtileri gözlemlediğimizde mutlaka gerekli değerlendirmeleri yapmakta fayda vardır. Bu başvurularda kesinlikle ilaç kullanılacak fikriyle kaçınma davranışı gösteren ebeveynlere tavsiyem  ‘’DEHB ne kadar erken fark edilir ve gerekli önlemler alınırsa çocuğunuzun ve sizin hayatınızı o kadar olumlu etkileyecektir’’

Tanılama sürecinde iyi bir öykü önemlidir. Gelişim süreçleri ile ilgili problemler var ise bu yönde gerekli tıbbi değerlendirmeler mutlaka yapılmalıdır. DEHB bir zeka sorunu değildir. Ve genel olarak okul öncesi dönemde ki çocuklarda bu bulgular doğrultusunda DEHB risk gurubu çocuklar olarak değerlendirilmektedir. Bu sürecin önemi aslında ailenin eğitimi için çok önemlidir. DEHB risk gurubundaki çocuklar zor çocuklardır ve bu durum çocuk ile anne-baba-kardeş ilişkisini ve ev içi tüm dinamikleri olumsuz etkileyebilmektedir.

Bu yaş döneminde aile eğitimi çok önemlidir. Çocuğun durumu ile ilgili nedenler, yapılacak şeyler, olumsuz davranışları nasıl söndürecekleri, çocuğun öğrenme ve uyum aşamasında nasıl rol alacakları konusunda gerekli destek onların durum ile baş etmelerini kolaylaştıracaktır. Çünkü ‘’ bu çocuk neden böyle, her şeyi yapıyoruz olmuyor’’ hissi umutsuzluk, kızgınlık ve öfke yaratarak sizi de çocuğunuzu da mutsuz edecektir.