0-12 AY ARALINDA ÇOCUKLARIN BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

0-1 ve 1-3 Yaş Çocukların bilişsel gelişim özellikleri nelerdir?

Çocuğun gelişimi anne karnında başlasa da doğumdan sonra aylara göre farklı alanlarda gelişmeler göstermesi ve bu normal gelişimin takip edilmesi için gereken alanlardır. Tabi ki de bu ay ay gelişimde her alan her çocukta aynı hızda olmayabilir. Ama bunların gerilik mi?, uyaran eksikliği mi?, gelişimsel özelliklerine göre normal mi? Bu alanda çalışan uzmanların karar vereceği durumlardır.

Bilişsel gelişim, çocuğun görme, işitme, tat ve koku alma, dokunma duyularıyla çevresini keşfetmesi, dil gelişimi, etrafın farkına varma ve problem çözme becerisi geliştirmesi gibi alanları kapsamaktadır. Çocuğun duyuları yoluyla dünyayı kavraması zihinsel gelişimi için önemlidir.

İlk 12 aylık dediğimiz 1 yaş dönemi çocuğun oldukça hızlı geliştiği bir dönemdir. Fiziksel gelişimin hızına bilişsel, sosyal ve psikolojik gelişimde eşlik etmektedir. Çünkü çocuk anne karnında sonra dünyaya gözünü açmıştır ve bir sürü bilinmez, bir sürü uyarana maruz kalmaktadır. Maruz kalması kötü anlamda değil olması gereken uyaranlar olarak algılanmalıdır.

Bunun için, çocuğun gelişim süreçlerini zamanına göre bilmek siz ebeveynler için önemlidir. Yani gelişim alanlarında fark edeceğiniz bir gerilik ya da farklılık erken tanımlama ve gerekli desteklerin erken verilmesi adına çok ama çok önemlidir.

Henüz 1. ve 2. ayında olan bir bebek: Sesleri duyar ve sesler çıkarır, yakın mesafede ki şeyleri ya da kişileri görür, koku ve tat gelişimi başlar ve dokunulmak konusunda duyarlıdır. Yakın mesafe 20 cm kadardır ve yüzüne yaklaştığınızda yüzünüze gözünüze bakar. Ve seslere tepki vermede bu dönemde başlar

3.ayında bebek sık kullanılan nesneleri tanır. Biberon, emzik ve hatta anne memesi gibi. Kendi el ve kollarını bacaklarını hareket ettirir ve onları izler, hatta bazıları ellerini baş yakınında tutabilir bu anne karnında ki pozisyon şeklinde biraz uzun sürebilir. Renkleri daha net görmeye başlarlar. Bunun yanında yakından gelen seslere bakmaya başladıkları gibi, agulamalar da görülmeye başlayabilir. Hatta seslere ses ile tepkiler de verir. Ve ağlamaları ihtiyaçlarına göre daha net farklılık gösterecektir.

4.ayında bebek artık çevrenin daha farkındadır, özellikle bakım veren kişilerin sesini tanıma, onlara gülümseme gibi duygusal gelişimlerde daha belirginleşmektedir. Gösterilen nesneleri veya yüzleri daha uzun süre takip etme ve seslere karşı daha farkında sesli tepkiler görülmeye başlayacaktır.

5.aynıda sizi nasılda fark ediyor takip ediyor daha da net göreceksiniz. Size gülümsemesi hatta ona gösterdiğiniz nesneleri daha da uzun süre takip ettiğini, uzaklaştırdığınızda arıyor gibi davrandığını fark ettiğinizde nasılda keyif aldığınızı görebiliyorum.  Daha uzun ve anlamlı gülümsemeler, aynada kendi görüntüsüne gülmesi, daha farklı sesler çıkarması bebeğinizle iletişimde olmanın en keyifli zamanlarından olacaktır.

Bu gelişim süreçlerini ay ay belirtirken tekrar vurgulamak istiyorum: Her çocuk bu tüm söylenenleri aynı anda ve süreçte yapmayabilir. Bu bir gelişim sorunu olmak durumunda değildir. Bebeğinizle yeterli iletişimi kurmanız, özellikle emzirirken sesli iletişim için gayretli olmanız gelişimi açısından faydalı davranışlardır.

6.ayda, aslında 5.ayında da anne babanın gelmesine tepki gösterse de 6.ayında bu konuda daha net tepkiler verir. Mama saati, haydi banyoya vs gibi alışılmış tekrarlarda fiziksel ve duygusal tepkiler verir. Banyoyu seven bebek banyo ile ilgili hareketleri görünce daha hareketli, heyecanlı ve gülümseyen ifadeler gösterebilir. Tabi kiş de hoşlanmadıkları rutinlere de aynı netlikte olumsuz tepkiler gösterebilirler. Bu arada görme alanları daha da genişlediği için nesne ,kişi takibi daha da artar. Nesneleri ağzına götürme, göz hizasında inceleme de artar.

7.ayda söylenenlere mimik, jestler, sesler ile tepkileri artar.  Ba-ba-ba, de-de gibi hece tekrarları gelişir. Adına bakmaya başlar, sesleri daha da ayırt eder. Kısa net cümleleri anlamaya başlar. Kucaklamak, oyun oynamak için yapılan hareketler fiziksel uygun davranışlar gelişmeye başlar.

8.ayda oyun oynama, oyun nesnelerini takip etme, örtü altında ki oyuncağı arama gelişir. Aile içindekilerin hepsini tanır, çevrenin daha da farkında ve meraklıdır. Etrafı daha çok izler. İşaret parmağını göstermek için kullanır.

9.ayda dil gelişiminde ‘al,ver’ gibi basit komutları anlar, engellendiğinde tepkileri daha nettir. Seslenince bakma ve verdiği bedensel ve duygusal tepkiler daha da gelişir. Baş baş, bay bay yapabilir. Ama bunların çocuğa öğretilmesi, çocukla oyun oynanması, tepkilerini geliştirmesi için uygun uyaranların verilmesi çok ama çok önemlidir. Çocuk daha önce oynadığı oyunu hatırlama ve tekrarlama konusunda da bu dönemlerde gelişmektedir.

Bunu tekrar vurguluyorum çünkü: çocuğunuz ile yeterli ilgi alanlarını geliştirmek için zaman ayırmadığınızda ya da bakım veren kişi zaman ayırmadığında, çocuk sadece takip ederek, izleyerek öğrense de bu yeterli olmayabilir.

10.ayda taklitler artar, kendi kendine oyun oynama, oyunda rolünü farkedebilme görülür. Aynı zamanda nesnelere uzanma, almak için çabalama vs gibi hareketlerde gelişir.

11.ayda anne-babanın yaptıklarını gözlemler ve taklit eder.  Bu dönemde izleyerek ve taklit yoluyla öğrenme daha da gelişmektedir. Kaşığı onlar gibi tutmaya çalışır, bardağı onlar gibi kullanmaya çabalar, oyuncaklarla onların gösterdiği gibi oynamayı dener. Saklanan nesneleri arar ve bulur. Bulduktan sonra ulaşmak için çözüm yolu aramaları da gelişir. Örneğin oyuncağını koltuğa koydunuz, oraya tırmanma çabası gibi. Kelimler başlar, anne, baba vs gibi. Oyun oynama, top yuvarlama, karşılıklı etkileşim artar. Hayır gibi sınırlayıcı uyarıları daha net fark eder. Her geçen gün anladığı kelime sayısı artmaktadır. Basit yönergelere daha uygun tepkiler verir.

12.ayda artık kendi kelimeler üretebilir. Anlamlı kelimeleri tam olarak çıkaramasa da kendince isimler üretebilir. İsteklerini daha net gösterme ve sesler ile anlatma çabası artmaktadır. Yaşıtlarına ilgisi artar ve yapılan hareketleri taklit etme, yaptığı davranışlara verilen tepkileri daha net anlama gibi duygusal ve sosyal gelişimi de bilişsel gelişimine eşlik etmektedir. Dikkat ve hatırlama gibi bilişsel beceriler görülmeye başlar.

Evet, çocuğunuz 1. Yaşını bu beklenen gelişim süreçleriyle tamamladıysa sorun yoktur diyebilir miyiz?  Tabi ki de diyemeyiz; çünkü gelişim tek boyutlu bir durum değildir. Bilişsel gelişim ile psikolojik, sosyal ve fiziksel gelişimde hızlı bir şekilde durmadan gelişmeye devam edecektir. Gelişim zaman içinde farklı nedenler ile gerileyebilir. Bu nedenle gelişim süreçlerini bölüm bölüm anlatmaya devam edeceğim.

1- 3 YAŞ ARALIĞINDA ÇOCUĞUN BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

13-15 ayda çocuğun ifade edici yani konuşmasında gelişmeler hızlanmaktadır. Alıcı dili daha önce gelişse de kendisinin konuşmaya başlaması birçok durumdan etkilenmektedir. Hayvan adlarını, insan adlarını, kim olduklarını sorduğunuzda cevaplayabilir. Birçok şeyin adını bilir. Artık vücudunu ve parçalarını tanıyabilir ve adlandırabilir. Göster dediğiniz de gösterebilir.  Artık kendisini daha çok ifade edebilir. Oyun becerileri ve uyumu da artmaktadır.

16-21 ay arası gelişim ‘daha da hızlanıyor’. Artık el göz koordinasyonu, dikkat becerisi, bir etkinlkiği sürdürme becerileri artmaktadır. Küpleri üst üste koyma, nesneleri birbirine uygun yerleştirme vs gibi. Artık yemek yeme, su içme, giyinme vs gibi eylemlerde taklit becerileri daha da gelişmiştir. Hayvan sesleri, taklitleri, nesnelerin neye yaradığı, ambulans, polis arabası sesleri gibi sesleri taklit görülebilir. Aslında çocuk artık sadece duyu organları ile dünyanın farkında değildir. Fiziksel olarak da daha özgürdür. Ve karıştırma, merak ettiği şeylere kendi çabasıyla ulaşma becerileri aynı zaman da ulaşamadığı şeyler için daha net tepki gösterme ya da tabura çekme, tırmanma vs gibi fiziksel eylemlerde artmaktadır. Böylece eşyaların yerini bilme, gösterme yani kısacası artık bilgiyi amaca yönelik kullanma ve daha uygun duygusal ve sosyal tepkiler gösterme becerileri gelişmektedir. Konuşmada ki gelişmeler çocuğun sosyal ve uyum mekanizmasını etkileyen önemli bir unsurdur. Melodileri tekrarlama gibi ritmik ses becerileri de dil gelişimine eşlik etmektedir.

Bu geniş bir ay aralığı aslında. Çocuk artık fiziksel olarak daha bağımsızdır. Farkındalığı ve kavramsal gelişimi de artmıştır. Bu dönemde sembolik oyun da görülmeye başlar. Yani oyuncak olmayan bir nesne ile oynamak. Bir bardağı araba gibi sürmesi mesela. Hayır ve evet kullanımı artar.

‘BU NE‘ sorusu; o kadar meraklıdır ki. Her şeyi sorabilir.  Söylemekte zorlandığı kelime fazla olsa da anladığı kelimede fazladır. Bu nedenle sıralı komutları anlamaya da başlar. Ve artık cümle kurarak konuşma başlasın; 2 kelime de olsa yan yana getirerek konuşmayı bekliyoruz bu dönemde.

UNUTMAYALIM ki; Konuşma da ki gecikmeler daha hızlı fark edilen durumlardır. Bu alanda anne, baba olarak herhangi bir farklılık gözlemlediğinizde ‘ küçük daha, konuşur daha, babası da geç konuştu’ vs demeyin LÜTFEN. Erken tespit edilen gerilikler de, erken destekler çok güzel sonuçlar vermektedir.

Şimdi geldik 24.aya yani 2 yaşına gelen bir çocuktan gelişimsel olarak neler bekliyoruz ona bir göz atalım.Bu dönemde çocuk çevresinde olup biteni, eşyaların yerlerini, hatta kendisi eşyalarını nerede bıraktığını bilir. Artık dikkat süresi daha gelişmiştir. Ve öğrendiği şeyleri hatırlama, uygulama konusunda daha becerikli olmaya başlar. Konuşmalarında kelimeleri arttığı gibi konuşulanı anlama ve komutları alma yerine getirme konusunda daha iyidir. Duygusal tepkileri ve sosyal uyum becerileri de yavaş yavaş şekillenmeye başlamaktadır. Resimlerden insanları, hayvanları gösterme ve hatta isimlendirme gibi öğrenme becerileri de daha gelişmektedir. Sayıları öğrenme ve sıralı sayma gibi becerilerde gelişebilir. Karşılaştığı engelleri aşmak için çözümler üretebilir. Aslında artık fiziksel bağımsız çocuğumuz; biz onunla ne kadar etkin ve faydalı vakit geçirebilirsek, uyaranlarını arttırırsak bu söylediğimiz becerileri daha hızlı ya da daha uygun şekilde gelişecektir.

Israrla vurguladığım gibi; çocuğun bilişsel gelişimini fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişiminden ayrı tutulamaz. Ve bu durumda biz yetişkinlere, anne, baba, öğretmen, bakıcı, akrabalar, çevresel uyaranlar, teknolojik uyaranlar gibi birçok şey ve kişi ciddi görevler düşmektedir.

36.ayda çocuk artık 3 yaşında. Günlük hayatın rutinlerini takip edebilen ve taklit becerileri de daha gelişen bir birey olamaya başlayan çocuğumuz bilgiyi öğrenme ve onları kullanma becerisini tecrübe etmeye başlamaktadır.

Sayılar, renkler onun hayatında artık daha net vardırlar. Yalnız bu gibi bilgi kökenli öğrenmelerde çocuğa bunları öğretmek önemlidir. Yani çocuğa renkleri, sayıları oyunlarda, günlük yaşantıda öğretmediysek bu gerilik sayılmaz. Aynen kalem tutmayı, kaşık tutmayı, yemek yemeyi, giyinip soyunmayı vs vs öğretmediğimizde sadece taklit ile bu beceriler kısıtlı gelişimde kalabilirler.

Çocuk artık büyük, küçük, uzun, kısa gibi kavramları da fark eder ve öğrenir. Etrafında ki olayların çok farkındadır. Yani anne baba arasında oluşan sorunlar gibi. Bu durumda çocuğun yanında tartışmalar, fiziksel olumsuz eylemler daha da zarar verici boyuta geçmektedir UNUTMAYALIM.

Tuvalet alışkanlığı gelişimi için uygun bir yaş dönemidir. Aynı zamanda günlük ihtiyaçlarında daha az yardıma ihtiyacı olduğunu, yani fiziksel olarak artık daha bağımsız bir birey olduğunu fark ettiği bir döneme girdiğini bilmeliyiz. Çünkü çocuğa bu bağımsızlığı öğretmek onun kendilik algısı, kendine güveni, sosyal gelişimi, uyumu ve psikolojik gelişimi için çok ama çok önemlidir. Çocuk kendi becerilerinin farkına varmaya başladığında ve bu becerileri kendi başına yapabilmesi için imkan tanındığında gelişiminde ulaşacağı noktayı hayal edin isterim. Çünkü o kadar meraklı ve öğrenmek için uygun dönemdedir ki; onun hayatında nasıl bir rol oynadığımızın kararını verme zamanıdır. Aşırı kollayıp koruyan mı olacağız? Bireyselleşmesine izin veren uygun mesafede duran ebeveyn mi olacağız?  Neden mi bunları vurguluyorum? Çocuk rutin olarak matematiksel olarak tabi ki de gelişecek, ama gelişim doğrusal bir şey değildir. Birçok değişken gelişimi etkilemektedir. En önemli etken de ebeveyn tutumlarıdır. Doğru destekleyen ebeveyn olmak onlara vereceğiniz en güzel hediyedir. Daha sonra ki yazılarımda ebeveyn tutumlarını da anlatmaya çalışacağım.