Çocuğunuz Sadece Konuşma Alanında Mı Sorun Yaşıyor?

Aslında DİL ve KONUŞMA kavramları iç içe geçmiş olsa da birbirinden farklı kavramlardır. Dil,  insanların duygu ve düşüncelerini paylaştıkları ortak bir gelişimdir ve sadece konuşmayla değil, yazıyla, beden hareketleriyle de ilişkilidir. Konuşma ise, kişinin konuşma organlarını kullanarak çeşitli sembollerle sesleri kullanması durumudur. Kısacası DİL ve KONUŞMA BOZUKLUKLARI farklı kavramlardır.

Çocuğun dil ve konuşma gelişimi aslında anne karnında başlayan bir dönemdir. Beklenen de çocuğun 12-18 ay arasında ortak kullanılan dile ait kelimeleri kullanmaya başlamasıdır. Eğer çocuk 18-36 ay arasında ve halen dili kullanmada zorlanıyor ya da geri ise mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.

Konuşma ve dil geriliği:

  • Genetik kökenli olabilir, yani ailede geç konuşma gibi, genetik hastalıklara bağlı gerilikler,
  • Tıbbi nedenli olabilir, konuşma organlarında gelişimsel sorunlar, işitme sorunu gibi, nörolojik sorunlar
  • Çevresel olarak uyaran eksikliği yani çocuğun konuşmasını arttırıcı etkileşimlerin az olması. Günümüz de en büyük sorun tv, tablet, cep telefonu gibi çocukları kendine bağlayan ve çevrelerine kapatan ve aslında dil dışında birçok alanı olumsuz etkileyen nedenler sayılabilir.

Çocuğun konuşulan dili anlama sorunu ALICI DİL BOZUKLUĞU, konuşulan dili ifade etmekte zorlanma İFADE EDİCİ DİL BOZUKLUĞU olarak değerlendirilmektedir. Çocuğun kullanılan dile ait harfleri, kelimeleri kullanmada zorlanması, akıcılığı ve anlaşılırlığı ile ilgili sorunlar ise KONUŞMA BOZUKLUĞU olarak adlandırılır.

Aslında anneler bu durumlar konusunda daha iyi gözlemcilerdir. Fakat bizim sosyokültürel yapımızda bazı durumlar bu fark edilen dil ve konuşma sorunu için yardım arayışlarını geciktirmektedir.

  • Erkek çocuk geç konuşur,
  • Babası da geç konuştu,
  • Daha çok küçük,
  • Siz ilgilenmiyorsunuz ondan konuşmuyor,
  • Okula başlayınca düzelir gibi yanlış yönlendirmeler çocuğun sosyal, psikolojik ve bilişsel gelişiminde direk etkili olan bu sorunun çözümünün ertelenmesine neden olmaktadır. Bu durumdaki birçok çocuk kendini ifade edemediği, söyleneni anlamadığı için huzursuz, hırçın, içe dönük, arkadaşlarıyla kaynaşamayan, özgüvensiz çocuklar olarak büyümektedir.

Unutmayalım ki, biz insanoğlu ortak dili kullanarak sosyalleşir, öğrenir, paylaşır ve gelişiriz. Özellikle çocuk yaşta dil ve konuşma sorunları çocukların arasında dalga geçilme konusu olabileceğinden dolayı, çocuğunuzda dili kullanma ve konuşmada sorunlar fark ettiğinizde öncelikli olarak takip eden çocuk hastalıkları uzmanı ile görüşmek ilk adım olabilir. Dil ve konuşma sorunları için kulak boğaz burun (KBB) hastalıkları uzmanları gerekli değerlendirmeleri yapmaktadırlar. Bu değerlendirmeler tıbbi değerlendirmeler, gelişim düzey değerlendirmeleri, ifade dilinin değerlendirilmesi, işitme testleri, gerekli görüldüğü takdirde nörolojik ve psikiyatrik değerlendirmeler gibi çok yönlü bir değerlendirme sürecidir.

Çocuğunuzda dil ve konuşma sorunu tespit edildiğinde tıbbi, psikiyatrik nedenler de olsa onlar için gerekli destekler verilirken asıl DİL VE KONUŞMA için KONUŞMA TERAPİSİ alması gerekmektedir. Bu eğitimler çocuğun yetersizlik düzeyinden çok onun bireysel özellikleri doğrultusunda planlanan, süresi bozukluğun düzeyine göre değişen bir eğitim sürecidir.