Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı)


Çocuklara yakıştıramadığımız bir hastalık grubu da psikiyatrik hastalıklardır. Oysa günümüzde çocukların da psikiyatrik sorunlarının olduğu ve tedavilere ihtiyaçlarının olduğu gittikçe artan Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları alanında uzman ihtiyacının artışıyla da değerlendirilebilir.

Düzenli,kontrolcü,her şeyi sırasıyla yapan,kesin kuralları olan,yaşından daha olgun gibi davranan çocuklar aileler için mutluluk verici olabilir.Çocuklukta bazı törensel alışkanlıklar vardı, yatma saatinde hazırlık,okul saatinde hazırlık,ders çalışmaya hazırlık,yemek için hazırlık vs gibi. Bunlar belli bir ölçüye kadar normal olan durumlar olarak kabul edilebilir. Fakat bu rutinlerde aksamalar,düzeninde değişiklikler olduğunda gerginlik,kaygı,huzursuzluk,hırçınlık gibi şeyler yaşıyorsa çocuk,bu dikkate alınmalıdır.

Bir çoğumuzun günlük rutinleri yani sıralı yaptıkları eylemleri vardır (evden çıkmadan kapı,ocak kontrolü,kapıyı kilitlemede kontroller,çantanın içini birkaç kez kontrol etme vs gibi). Bu normal,işlevselliği yani hayatın akışını bozmayan bir durumdur. Ne zaman ki bu rutinler zorunlu aynı sırayla yapılmaya başlar ve olmadığında yoğun endişe,kötü bir şey olacağı düşüncesi,gidilecek yere geç kalma,kontrollerde artmalar yaşanırsa artık takıntılı davranış olduğu düşünülebilir.

Akla gelen,akıldan uzaklaştırmak mümkün olmayan olumsuz düşünceler veya düşlemlere obsessif yani takıntılı düşünce denir( anne babaya kötü bir şey olacak,annem beni okulda unutacak,ben kötü bir çocuğum vs gibi). Bu düşüncelerden kurtulmak için yapılan tekrarlayıcı takıntılı davranışlara da kompülsyon yani takıntılı davranış denir ( sık el yıkama,aynı soruyu defalarca sorma,belli bir yere sayarak dokunma,sık sık kontrol vs gibi). Bunlar Tik ya da Tekrarlayıcı Davranış değildir.Yapılmadığında kişide endişe,korku,sıkıntı yaratan davranışlardır.

''9 yaşında erkek çocuk, 5 aylık kız kardeşini sürekli rüyasında yatağından düşmüş görüyor.Bunun için de uyanıp kardeşini sürekli kontrol ediyor.Zamanla okuldayken bile kardeşine birşey olacak kaygısıyla evi aratıyor ya da annesinin kardeşiyle okula gelmesini istiyor'' İşte bu durum çocuğun günlük yaşamını artık olumsuz etkilemeye başlamıştır.Uyku,beslenme,okul devamı,ders çalışma,arkadaşlarıyla vakit geçirme gibi işlevsellikleri belirgin bozulmuştur.

''7 yaşında kız çocuğu, boğazına sürekli bir şeylerin takılacağı ve nefes alamayacağı kaygısıyla annesine yutamazsam ölmem değil mi gibi sık sık onaylatıcı sorular sormakta.Bu durum onaylandığı halde su bile içerken boğulacağım korkusuyla,yemek içmek gibi eylemlerde bozulmalar ve nefes almakta zorlanmalar yaşamaktadır''.Bu durum aile içi ve okulda belirgin sıkıntılar ve hatta çocuğun tüm yaşam alanını olumsuz etkilemektedir.

Bunun gibi birçok takıntılı düşünce ve davranış örneği verilebilir.Bu durumda iyi bir hastalık öyküsü,aile öyküsü,duruma karşı aile tutumları değerlendirmesi yapmak önemlidir.Çünkü OKB uzun soluklu ve özellikle çocuklarda sinsi başlangıçlı bir bozukluktur. Takıntılı,kontrolcü, kaygılı aile tutumları tetikleyici olabilmektedir.Bunun yanında eşlik eden Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu,Tik Bozuklukları,Davranış Bozuklukları gibi başka psikiyatrik sorunlar olabileceği de akılda bulundurulmalıdır.

OKB tedavisi yetişkinlerde olduğu gibi değerlendirilip tedavi edilmektedir. Erken başlangıçlı takıntılı durumlar tedavi edilmediği takdirde yetişkinlik döneminde belirgin sorunlara yol açabilmektedir.Öncelikle hastalık hakkında çocuğa va aileye bilgi verilmesi,tedavinin uzun soluklu olacağı,zaman zaman belirtilerde alevlenmeler olabileceği,aile tutumlarının önemi anlatılmalıdır. İlaç tedavisi ve davranışçı terapi yöntemleriyle tedavinin ayrıntıları konuşulmalıdır.

Çözüm işbirliğine dayanmaktadır.Hekim,çocuk,aile ve yakın çevre bireylerinin işbirliği yapmasının önemi mutlaka konuşulmalıdır.